Akvaryumum.com yayında

 Türkiye'nin ilk ve tek akvaryumseverler arası paylaşım sitesi olan Akvaryumum.com yeniden yapılanıyor. Şu anda sadece forum bölümümüz aktif. Çok kısa bir süre içinde hazırlanmakta olan yazılarımızı tamamlayıp sizlerin bilgi ve beğenilerinize sunacağız. Sizlerden de katkılarınızı bekliyoruz. Akvaryumlar ile ilgili tecrübelerinizle yazacağınız yazıları bize yollarsanız. Sizin adınıza yayınlayacağız. Her gün yeni içeriklerle zenginleşecek sitemizi takip etmenizi öneriyoruz....
 

GENEL BİLGİLER

Filtreler
Isıtıcılar
Kurulum
Anasayfa
Gökkuşağı Balıklarında Üreme ve Bakım PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 35
Kötüİyi 

 

Egzotik ortamı sevenler muhakkak Avustralya’yı da sevecektir. Koalaların, ornitorniklerin ve kanguruların vatanı. Birçoğumuzun Avustralya memelilerinin ne kadar enteresan ve olağandışı olduğunu biliriz; bu özellik balıklarına da yansımıştır. Büyük Bariyer Reef’i bir mercan bütünü ve diğer muhteşem balıklara ev sahibi oluşuyla tanınmaktadır. Fakat bazı tatlı su balıkları, örneğin; hobiciler tarafından yavaş yavaş rağbet görmeye başlayan gökkuşağı balıkları da buraya has balıklardır.

Gökkuşağı balıkları, deniz tüelerinden Atherinidae’ler familyasındandır. Aslında yıllar boyu balık bilimciler, bu familya içerisinde andıkları bu grubu, bugün Melanotaeniidae’ler arasında değerlendiriyorlar. Akvaryumcular arasında Avustralya Gökkuşağı Balığı olarak bilinmesine rağmen, bu tür genelde Yeni Gine’de (avustralya’nın kuzeyinde büyük bir ada) görülmektedir.

Aslında Gökkuşağı balıklarına ait 8 cins vardır. Ama biz bu yazıda üç tanesi üzerine yoğunlaşacağız. Melanotania, Glossolepis ve Chilatherina. Bunlar aslında görünüş ve özellik olarak birbirlerine çok benzeyen türlerdir. Ayrıca dayanıklı ve metnetli balıklardır ve akvaryumlar için uygunlardır. Diğer türden balıklar (Iriaatherina, Pseudomugil ve Popondichtys) da hobiciler arasında yerlerini almıştır. Fakat bunlar yukarıda anlatılanlara göre daha küçük ve narindirler.

Melanotaenia hobicilerin yakından tanıdığı bir türdür. Bu balık “Avustralya Gökkuşağı Balığı”nın ta kendisidir. Uzun yıllar sadece tek bir rainbow türüne rastlanabiliyordu. Bunlar iri, erkekleri 11 cm’ye ve dişileri yaklaşık 10 cm’ya kadar büyüyebilirler. (Çoğu dişi Gökkuşağı balıkları ortalama bir erkekten, yaklaşık 1,2 cm kadar küçüktür.)

Şaşırtıcı bir olaydır ki kalıtımsal görünüş tüm türlere hakimdir. Yine renk olarak çok değişiklikler gösteren metalik kırmızı ve mor tonlarda her zaman etkileyici balıklardır.

Petshoplarda rastlayabileceğimiz, diğer üç tür Avustralya’ya has Melanotaenia’lardır. Birincisi M.fluviatilus (pempe kulaklı gökkuşağı balığı). Bu M.splendida’lara çok benzeyen bir türdür. Zaten M. splendida’ların bir alt türü olarak kabul edilir. Yüzgeç bitim noktaları siyah, parlak pembe ya da kırmızı noktalı pullara sahip türlerdir. Fakat bazı Splendida türleri de bu görünüşe sahip olabilir, bu yüzden dikkat edilmesi gerekir. Çizgili gökkuşağı balıkları M.trifaciata, irice, hatta Splendida’lardan biraz daha büyük bir türdür. Kırmızı yüzgeçli türler Goyder Nehri orijinlidir ve çok rağbet gören bir türdür.

Üçüncü ve sonuncu ise, zarif M.maccosllochi türüdür. Bunlar en fazla 6,25 cm’ye ulaşır ve çok dekoratif, ufak balıklardır. On yıllarda kırmızı yüzgeçli varyasyonlarına da rastlanmaktadır.

Yeni Gine’nin ağır akan nehir yataklarında Melanotaenia’nın üç yeni türü bulunmuştur. Bunlardan boesemani gökkuşağı balığı (M.boesemani), çok renkli çelik mavisi ve sülfür sarısı renklerinde, etkileyici bir türdür. Erkek boesemani yaklaşık 10 cm kadar büyür. Turkuaz gökkuşağı balıkları (M.lacustris) neon mavisi renkte ismine yakışan bir türdür. Gerçekten görülmeye değen bu balıklar yaklaşık 10 cm kadar büyür. Sarı gökkuşağı balığı M.herbertaxelrodiler (yaklaşık 8,75 cm) belirsiz altın sarısı ve bazen kuyruk kısmında kırmızı tonlar görülmektedir.

Chitaltherinalar, Melanotaenialardan biraz daha uzunca gövdeye sahiptir. Kırmızı ve yeşil renklerdeki C.bleheriler son zamanlarda ticareti oldukça artmış bir türdür. Bu Yeni Gine türünün de gökkuşağı balıklarının ortalam boyu olan 11-20 cm’ye ulaştığı görülür.

Günümüzdeki en güzel gökkuşağı balıklarından biri, kırmızı olan Glossolepis incisustur. Hobiciler arasında bilinen en tanınmış Glossolepis’tir. Damızlık erkekler, parlak kırmızı renktedir, kısır olanlar ise vişne çürüğü rengindedir (waroon). Dişiler gri-kahverengidir. Glossoleipisler diğer gökkuşağı balıkları arasında kolayca farkedilebilirler. İnce ağızları ve açılı çene profili en belirgin özelliğidir. G.incisuslar en fazla 12,5 cm’ya kadar büyürler.

Kendi aralarında gökkuşağı balıkları etkili avcılardır, ama kurbanları tabi ki küçüktür. En favori yiyecekleri, uçan böcekler, karıncalar, pulkanatlar ve diğer suya düşen böceklerdir. Ayrıca su solucanları ve böcek larvaları, kabuksuzlar ve bazen algler de yemek ziyafetinde yerini alabilirler. Akvaryumda, fazla meraklı bir tür değillerdir. Verilen her yemi ayırt etmeden ağız tadıyla kabul ederler. Pul yemler onlar için idealdir, ama canlı ya da dondurulmuş kan kurdu, karides, sinek larvası ve beyaz solucanlara da hayır demezler. Kanatsız meyve sinekleri de ağız tadıyla yenilebilir. Gökkuşağı balıkları tamamen şişene kadar yerler, ama bu onlar için iyi değildir. Uzun vadede günde iki ya da üç kez az miktarda yem verme daha sağlıklı olacaktır.

Vahşi doğada gökkuşağı balıkları birçok faklı mekanda gözlemlenebilir. Nehirler, çaylar, göller ve bataklıklarda rastlamak mümkün olabilir. Temiz, berrak, güneş alan ve kıyıya yakın sığ sularda yaşarlar. 

Sığınabilcekleri, onlara barınak görevi görebilecek su yosunları ve bitki dal ve yapraklarına ihtiyaçları vardır. Bu bilgiyi kullanarak, gökkuşağı balıkları akvaryumu hazırlarken avantaj elde edebilirsiniz. Aktif balıklar olmalarına rağmen, süreler halinde dolaşmalarından dolayı büyük akvaryumlar tercih edilmelidir. Aynı türden geniş bir sürüye ya da değişik türlerden ufak bir grup için 200 litrelik veya daha büyük bir tank uygun olacaktır. Bu onlar için rahat hareket edebilecekleri bir ortam hazırlar. Akvaryumun arka tarafını Vallisneria gibi gbi uzun bitkilerle donatabilirsiniz. Ön taraf daha kısa bitkilerden oluşabilir. Cryptler, Java ya da Anubiasnanalar bunlariçin uygun olacaktır. Suda yüzen küçük kütükler de olabilir. Küçük bir Java bitki kümesi yumurtalama için bir mekan sağlarken, yüzen köksüz su bitkileri de bu iş için uygundur. Akvaryumda çok parlak bir ışık kullanılmalıdır. İki tane 60 cm’lik florasan lamba 200 litrelik bir akvaryum için uygundur. Akvaryumunuzun üstünü kapatmanız gerekir. Çünkü gökkuşağı balıkları iyi zıplarlar.

Gökkuşağı baıkları vahşi doğada çok değişik mekanlarda bulundukları için değişiklik gösteren ısı, pH, sertlik ve su kalitesini belirleyen diğer elementlere karşı çabuk uyum sağlayabilirler. Akvaryumunuzda 7,0 pH seviyesini yakalamaya çalışın, uygun sertlik, 24-25,5 oC’lik sıcaklık ortamını sağlarsanız herşey yolunda gidecektir. Çok büyük filtrelere ihtiyaç yoktur, fakat fazla miktarda havalandırma oldukça gereklidir. Su değişimleri ihmal edilmemeli ve amonia oluşumu engellenmelidir. Haftada bir suyun % 5’ini (ayda bir % 25’ini) değiştirmeniz gökkuşağı balıklarının da hoşuna gidecektir. Su değişimlerinin, balıklarınızın renk yoğunluğunu etkilediğini gördükçe, bu su değişimlerini daha sık yapmaya başlayacaksınız. Genelde erkekler renklerini su değişimlerine göre daha gözle görülür şekilde değiştirirler.

Hiçbir şey gökkuşağı balıklarının yumurtlaması kadar kolay olamaz. Rutin olarak, diğer balıkların da bulunduğu tank içerisine yumurtalarını bırakabilirler, fakat verimliliği artırmak için spartan (fazla lüks olmayan) bir tanka alınmaları daha etkili olacaktır. İncelediğimiz tüm bu gökkuşağı balıklarının genelde hepsi aynı yöntemde yumurtlarlar ve bunu senenin herhangi bir zamanında gerçekleştirebilirler. Öncelikle genç bir çift seçin, bunlar normale göre ¾ daha fazla yumurta dökerler. Erkekler daha iri, renkli ve arka kısmı daha kemerlidir. (Yaşlı erkekler neredeyse kambur şekildedir, ama bu görünüşlerini itici yönde değiştirmez.) Melanotaenia splendia’larda cinsiyet farklılıkları kolay kolay ayırt edilemez ya da Glossolepis incisuslara benzeyen türler hakkında yanıltıcı ince farklar vardır. Çok iyi bir gözlemle gökkuşağı balıklarını ayırmada ustalaşacaksınız. Çifleşme gerçekleştikten sonra, çifti birbirinden ayırarak, birkaç hafta bol besin almalarını sağlayın. Bu sırada daha küçük türler (örneğin; M.maccullochi) için 40 litrelik bir üreme tankı hazırlayın ya da 50 cm uzunluğunda daha iri balıklar için (örneğin; M.trifasciata, G.incisus vb.) bir tank hazırlayın. Temiz suyla doldurun ve yaklaşık 26,5 oC sıcaklığı korumaya çalışın. Havalandırma için havataşı kullanın. Sünger tipi dışında filtre kullanmayın, bu, yumurtalara zarar verebilir. Tek çeşit Java buketi veya sentetik sicimler yumurtaların bırakılması için çok uygun yerler olacaktır. Yumurtalama, üretim tankına alınır alınmaz hemen (en fazla iki gün içerisinde) başlayacaktır. Erkek dişiyi kovalamaya başlayacak ve yüzgeçlerini açarak ona kur yapacaktır. Eğer dişi anlayışla karşılarsa, zaten yumurtalama alanına doğru hareket edecektir. Erkek te onunla birlikte gidecek, sperm ve yumurtaları uygun bir yere bırakacaklardır. Bu, aynı şekilde, her gün bir hafta boyunca devam edecektir. Yumurtaları daima tank içerisinde tutmaya özen gösterin. Ebeveynlere ufak ölçeklerde yemek vermei ihmal etmeyin. Aksi takdirde yumurtalarını yiyebilirler. Tabi ki bu, çok az olasılıklı bir olaydır. Bir haftanın sonunda, yumurtalardan çıkmaya başlarlar ve 5-15 gün içinde, türlere ve sıcakılığa bağlı olarak bu işlem değişiklik gösterebilir.

Gökkuşağı balıkları bu anda ufakları yiyebilir, bu yüzden acil şekilde akvaryumdan alınmaları gerekmektedir. Yani yavrucuklar, çıktıklarında tek hücreli infusoria ya a sıvı kıvamda yiyecekler tüketeceklerdir ve daha sonra birkaç gün içerisinde yavrulara karides parçaları verebilirsiniz. Fakat, yemek oranı günler geçtikçe, yavruların boyutları büyüdükçe artırılmalıdır.

Gökkuşağı balıkları, cichlidler ya da diğer birçok akvaryum balıkları ile uyum içerisindedirler. Sadece erkek balıklar yetiştirilirken biraz dikkat edilmeli, çünkü erkekler arasında bazen nadir de olsa münakaşalar yaşanabilir. Fakat, bu hiçbir zaman ölümle sonuçlanmaz. Diğer türlerşe araları daha da iyidir. Ufak ve orta boyutlu balıklarla çok güzel kaynaşırlar. Cichlidlerle, canlı doğuranlarla, daniolarla, barblarla, kedibalıklarıyla ve diğer birçok türle uyum içerinde aynı akvaryumu paylaşabilirler. Gökkuşağını andıran parıltılı renkleri, durmadan hareket etmeleri onları bulundukları her akvaryumda odak noktası haline getirir.

Eğer gökkuşağı balıklarının peşinden koşmanın boş yere olduğunu düşünüyorsanız, şimdiye kadar yanlış balıkların peşinden koşmuşsunuz demektir. Gökkuşağı balıklarının ışıltılarını başka bir balıkta görmeyi düşünüyorsanız, bunu çok az bir balık türünde görebileceğinizi unutmayın.

Bu makaleye yorum yazmak için
Lütfen giriş yapınız...


Diğer yorumlar
Bu makale için henüz yorum yapılmamış....
 
Türkçe kaynak ihtiyacınız.....